Açılış Sayfam Yap
Anasayfa | Siyaset | Spor | Afyonkarahisar | İlçeler | Bölge Haberleri | Eğitim | Ekonomi | Sağlık | Kültür Sanat | Magazin | Resmi İlan | İletişim

Megabirlik, Afyonkarahisar’ın onur ve gurur tablosudur
09.06.2010

Megabirlik’in Afyonkarahisar’ın tanıtımı ve genel olarak toplumun aydınlatılmasında çok önemli bir işlevi üstlendiğini belirten İlhan Çınar, “İl olarak, hak ettiğimiz yere henüz ulaşamamış olmamızın eksikliğini ve ezikliğini ortadan kaldırmada en önemli kurum durumunda olan Megabirlik, Afyonkarahisar için onur ve gurur duyulacak bir tablodur” dedi.
Gazete 3: Bildiğimiz kadarıyla uzun yıllar öğretmenlik mesleğini icra ettikten sonra, avukatlık mesleğine geçiş yaptınız. Öğretmenlikten, avukatlığa geçiş süreciniz nasıl oldu?
İlhan Çınar: Öğretmenlik yaparken, 1984 yılında üniversite sınavına girdim. Tek tercihim olan İstanbul Hukuk Fakültesi’ni kazandım. 1991 yılında Afyonkarahisar’da öğretmenlik mesleğini sürdürürken, serbest avukatlık yapmaya başladım. 17 yıl boyunca ilköğretim öğretmenliği yaptıktan sonra1992 yılında istifa ederek avukatlık mesleğini icra etmeye başladım. O gün bugündür avukatlık yapıyorum.
Gazete 3: Neden öğretmenlik mesleğini bırakarak, avukatlık mesleğine geçiş yaptınız?
İlhan Çınar: Başarılı bir öğretmenlik süreci geçirdim diyebilirim, ancak 17 yıllık öğretmenlik hayatım boyunca, şebekeden su içmeyi nasip etmediler. Kuyulardan, derelerden ve tulumbalardan su içebildim. Kendimde köylü çocuğu olmama rağmen, beş yıl doğu illerinde olmak üzere, hep kenar köşelerdeki illerde görev yaptım. Benim gibi öğretmen olan eşime her zaman, “Köyde doğdum, köyde görev yapıyorum ve korkuyorum köyde öleceğim” derdim. Bu, köy yaşamını ve köylüyü sevmeme ve beğenmeme değil ama sanıyorum köyler bana dar geliyordu. Bu yüzden öğretmenliği bırakıp, avukatlığa geçtim.
Gazete 3: Avukatlık, hedeflediğiniz bir meslek miydi?
İlhan Çınar: Aslında benim idealim gazeteci olmaktı. Rahmetli Uğur Mumcu gibi bir gazeteci olmayı hayal ederdim. Ancak, ekonomik nedenlerden dolayı bu hayalim gerçekleşmedi. Öğretmenlikten avukatlığı geçişimde, tek ekstern okuyabileceğim Hukuk Fakültesi vardı. Savunma mesleği de hayallerimdeki mesleklerden biri olduğu için hukuk fakültesine girdim. O yıllardaki eğitimin nitelik ve kalitesini vurgulamak açısından şunu da söylemek gerekirse; 9 yıllık öğretmenken, sınava girdim ve herhangi bir kurs almadığımı gibi test çalışması vesaire hazırlıklar yapma imkanım da olmadı. Öğretmen okulunda bize verilen eğitimin yanı sıra çok okumanın getirdiği avantajla tek tercihim olan İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde eğitim görmeyi birinci aşamada garantilemiştim.
Gazete 3: Avukatlık mesleğine geç başlamanıza rağmen, Afyonkarahisar’ın en iyi avukatları arasında yer alıyorsunuz. Sizin adınız her yerde duymak mümkün. Bu noktaya nasıl ulaştınız?
İlhan Çınar: 6 yaşıma kadar inek güttüm. Yine o yaşlarda köyümüzdeki kahvede garsonluk yapmaya başladım. Tırpanla ekin biçmek çok zor, fiziki güç ve beceri isteyen bir iş olmasına rağmen 11 yaşına kadar tırpanla ekin biçtim ve harman kaldırdım. 14 yaşımda neredeyse boyumun yarısına kadar gelen harç tenekeleriyle inşaatlarda katlara harç taşıdım. Öğretmen olduktan sonra da özellikle yaz aylarında rahmetli babamın (Ahmet Çınar- lakabı Çavuş) ziraat eşlerinde fakülteye girene kadar çalıştım. Öğretmenlikte de idealist ve disiplinliydim. Ben insanların toplum içindeki saygınlıklarının, her şeyden önce dürüst olmak ve işini iyi yapmaktan geçtiğine inanmışımdır. Mesleğime başladığım ilk aylarda hiç dava ya da dosyam olmamasına rağmen, saat 7:30’da büromda olmaya özen gösterirdim. O zamanlar bürom Ordu Bulvarı’ndaydı. Sabah büroya gitmek için çıkarken aceleci davrandığımda eşim bana, “Tabi acele et, mükelleflerin Ordu Bulvarı’nda kuyruğa girmiş seni bekliyorlardır” diyerek espri yapardı. İnsan hayatında alışkanlıklar çok önemlidir. O günlerde işim yoktu ama işlerim yoğunlaşmaya başladıktan sonra, büroya erken gitmek çok geç saatlere kadar çalışmak, hatta çalışmaları evde sürdürmek ve birkaç saat uykuyla yatmak bana yıllarca zor gelmedi.
Gazete 3: Genç meslektaşlarınıza örnek olacak tavsiyeleriniz var mı?
İlhan Çınar: Saygıdeğer Afyonkarahisar Valiliği’nden, belediye temizlik işlerinde çalışan emekçi işçilere kadar, Afyonkarahisar’ın seçkin ve saygın işadamlarından en ücra köyden gelen gariban Mehmet emmiye kadar insanları ayırıp, kategorize etmeden insan olarak değer vermeye çalıştım. Tabi ki mesleğimi severek, benimseyerek ve savunmanın doğuştan gelen en temel insan haklarından birisi olduğuna inandığımdan özverili çalışmaya özen gösterdim. Hangi meslekte olursanız olun. Önce doğru ve dürüst olursanız, sabırlı olursanız, insanlara değer verirseniz ve işinizi hakkıyla yapma konusunda özenli olursanız, başarısızlık sizden her zaman köşe bucak kaçar. Bizim mesleğimizde en temel unsur güvendir. Şimdi insanlar size güvenip, inanıp geliyorlar. Dertlerini paylaşıyorlar ve para ödüyorlar. Dolayısıyla avukatlık mesleği salt açıdan vesaire başkaca açılardan çok önemli ve kutsal ama aynı zamanda zor bir meslek. En temel olarak, belli bir hedef doğrultusunda ilkeli yürürseniz başarıyı yakalamamanız mümkün değil. İşte ben böyle İlhan Çınar oldum. Genç meslektaşlarıma benim bir tavsiyem şu ki; dürüstlüğü ilke edinip, her türlü zorluğu göğüsleyerek, gayretle ve özenle çalışmaları halinde başarı mutlaka ve mutlaka onları kapılarının önünde bekleyecektir.
Gazete 3: Ortağı olduğunuz Megabirlik medya A.Ş. hakkında neler düşünüyorsunuz?
İlhan Çınar: Megabirlik, benim Afyonkarahisar’da yıllardır hayal ettiğim ve çok yakın birçok dostumla paylaştığım bir konunun hayata geçirilmiş halidir. Yıllar önce bir grup dostumu, bir restoranda öğle yemeğinde buluşturdum. Afyonkarahisar’da hakkıyla yayıncılık yapacak bir televizyon kanalı, bir radyo istasyonu ve günlük bir gazeteye çok acil ihtiyaç olduğunu ve bunların hayata geçirilmesinin çok zor olmadığını dile getirdim. O değerli dostlarım bu önemi ve yaklaşımımı biraz tereddütlü baktıklarında (ki bu dostlar Afyonkarahisar’daki en seçkin ve ahlaklı işadamlarından oluşan bir gruptu) ben, ‘arkadaşlar içinizde en zengin ben varım, isterseniz en büyük sermayeyi ben koyayım ve bu birlikteliği kuralım’ demiştim. Benim bu mizahi yaklaşımım yıllarca dost gruplarında espri konusu oldu, ama o değerli dostlarla birlikte diğer ortaklarım Megabirlik’i kurarak; hayallerin ne kadar güçlü ve iz bırakacak gerçeklere dönüşebileceğini, masaya yumruğu vurarak göstermiş oldular. Biliyorsunuz ben de Kanal 3’te zaman zaman hukuk programına çıkıyorum. Fransa’dan Almanya’ya, Belçika’dan Avusturya’ya, Trabzon’dan Erzuruma’a, Diyarbakır’dan İzmir’e kadar birçok izleyicimiz canlı yayınlara bağlanıyorlar.
Gazete 3: Megabirlik bünyesinde faaliyet gösteren Kanal 3 ve Gazete 3 sizce başarılı mı?
İlhan Çınar: Bu oluşumun, Kanal 3 için “Evrendeki Yeni Yıldız”, Gazete 3 için de “Değişimin Öncüsü” sloganlarıyla iddialı bir şekilde ortaya koymalarında ne kadar haklı ve ileri görüşlü olduğu bugün kanıtlanmış durumdadır. Yerel bir televizyon kanalı olan Kanal 3’ün çok kısa sürede ulusal sınırlar dışına taşmış olması bunun net ve kesin ispatıdır. Bugüne kadar, kurucularıyla ve çalışanlarıyla böylesine bir başarıyı yakalamış olmak ileriye dönük olarak Kanal 3’ün dolayısıyla Megabirlik’in çok çok daha büyük hedeflere ulaşabileceğini açık bir şekilde ortaya koyuyor. Yayın politikalarımızda, toplumun tümünü kucaklayan, sevgi ve barış temelli, çok sesliliğe ve çok renkliliğe yer veren, sorgulayan, yargılayan, öven ama aynı zamanda eleştiren yürekli ve cesaretli duruşlar sergilendiğinde bunların semerelerini de en ala şekliyle elde edeceğimiz gün gibi ortadır. Kanal 3, Afyonkarahisar olarak hak ettiğimiz yere henüz ulaşamamış olmamızın eksikliğini ve ezikliğini ortadan kaldırma en önemli kurum durumundadır diye düşünüyorum. Yani yerelde Afyonkarahisar’ın tanıtımı, Afyonkarahisarlıların ufkunun genişletilmesi, yüreklendirilmesi ve genel olarak toplumun aydınlatılmasında çok önemli bir işlevi sırtlanmıştı ve başarılı bir şekilde de göstermektedir. Bu onur ve gurur duyulacak tabloda bence en çok dikkat edilmesi gereken hususun tek düzeliğe düşmemek olduğuna inanıyorum ki bunca yatırım ve bunca emek sonucu sağlanan başarılar ve gelinen nokta ters yüz olmasın.
Gazete 3: Çevrenizdeki insanlardan Kanal 3 ve Gazete 3 ile ilgili olumlu ya da olumsuz tepkiler alıyor musunuz?
İlhan Çınar: İletişimin ve iletişim teknolojilerinin akıl almaz bir hızla yayıldığı günümüzde, medyanın gücünü kabul etmek gerekir. Toplumlar çok farklı düşünüş tarzına ve dünya görüşüne sahip bireylerinden oluştuğu için bir yayın kuruluşuna olumlu eleştiriler gelebileceği gibi, olumsuz eleştirilerin de gelmesi gayet doğaldır. Dolayısıyla bu açıdan Megabirlik’e baktığımızda olumlu eleştirilerin, olumsuz eleştirilerden çok çok baskın ve üstün geldiğini herkes gayet iyi biliyor. Daha önce de özellikle belirttiğim üzere, tek düzeliğe düşmeden birtakım şu ya da bu yönlendirmelerin etkisi altında kalmadan, korkmadan, çekinmeden onurluca, yüreklice ve düzeyli yayın politikaları izlendiği, çok sesliliğe önem ve değer verilerek, geniş halk kitlelerini kucaklanmaya çalışıldığı sürece, olumlu eleştirilerin çığ gibi büyüyeceğini ve Megabirlik’in önünün kesilemeyeceğini, sabah güneşinin ışıl ışıl doğuşu kadar net bir şekilde görüyorum. Ayrıca şunu da vurgulamak isterim ki kurucularından ortaklarına, ortaklarından çalışanlarına kadar birbirini anlamaya çalışarak, birbirine değer vererek ve saygı göstererek tek yumruk halinde yola devam edilmesi belki de hayal edilmesi güç, çok daha ciddi başarıları getirecektir.

Doğum Tarihiniz ve Yeri?
1950 yılında Afyonkarahisar’ın Dinar İlçesi’ne bağlı Çapalı Köyü’nde doğdum.
Burcunuz?
Koç burcuyum ve burçlara inanırım. Burçlara inanmamda eşimin payı büyüktür.
Tuttuğunuz takım?
Fenerbahçe taraftarıyım ama çok fazla fanatik değilim. Vakit buldukça, Fenerbahçe maçlarını izlemeye çalışıyorum. Türk Milli Takımımızın ve ülkemizin diğer takımlarının Avrupa’da oynadığı maçları takım fark etmeksizin izliyorum. Ayrıca bu sezon Turkcell Süper Lig’de bir Anadolu takımının şampiyon olmasına sevinmedim dersem yalan olur.
Hobileriniz?
Bağlama çalıyorum, şiir yazıyorum, resim yapmayı ve fotoğrafçılığı çok seviyorum.
Fobileriniz?
Güvendiğim dostlar tarafından satılmak.
Giyim tarzınız?
Spor giyinmeyi seviyorum ama mesleğim gereği genelde klasik giyiniyorum.
Sevdiğiniz müzik türleri?
Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği dinlerim. Kendim de bağlama çalıyorum zaten.
Sevdiğiniz renk?
Açık maviyi çok severim.
Yaptığınız en büyük çılgınlık?
Bitlis’te 1970’li yıllarda öğretmenlik yaparken, yerde 4,5 metre kar olmasına, kurt sürüleri ve çığ tehlikesi olduğunu bilmemize rağmen, sırf yıl başını kutlamak için bulunduğumuz yere yaklaşık dört saatlik mesafede olan Konyalı öğretmen arkadaşlarımızın yanına gitmiştik.
Sevdiğiniz TV programları ve dizeler?
Televizyonda genellikle müzik programlarını izlerim. Bunu yanı sıra tartışma ve açık oturum programlarını severek izliyorum. Dizilerle aram çok iyi değil.
Sporla aranız nasıl?
Ben aslında hem güreşçi hem masa tenisi hakemiyim. Aynı zamanda kendim de eski bir güreşçiyim. Ama maalesef mesleğimdeki temponun yorgunluğu ve ağır yükü nedeniyle spor yapmaya zaman ayıramıyorum.
En büyük hayaliniz?
Yeterince zaman yakalayarak hobilerimi doyasıya yaşamak istiyorum.




Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk siz yapın
Mail:
?ifre:
Üye Olmak Ystiyorum
Di?er Yazarlarymyz
Hüsnü Serteser
Çifte mutluluk
Hakan Çelik
Demokrasi paketi
Yasin Köksal
Neden olmasın…
Salih ÖZKILINÇ
BAL’DAN KAÇ TAKIM DÜŞECEK?
Fevzi ?en
DOST BİLDİĞİNİZ DEDİKODUNUZU YAPSA TAVRINIZ NE OLUR?
Hülya KASNAK
AKSAL GAYEMİZ KULLUK
Ata Gündüz Kur?un
İyi seyirler
Arif Ya?cy
NALINCI BABA" DERLERDİ ONA
Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için fikir, öneri ve ?ikayetlerinizi bekliyoruz

okuyucutemsilcisi@gazete3.com.tr
 
Anasayfa | Siyaset | Spor | Afyonkarahisar | İlçeler | Bölge Haberleri | Eğitim | Ekonomi | Sağlık | Kültür Sanat | Magazin | İletişim
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz. 2012 © MEGABİRLİK A.Ş.
Designed By Megabirlik Bilgi İşlem