Doktorlara yönelik tutumundan vazgeçmeli 30.07.2010
Afyonkarahisar Tabip Odası Başkanı Kemal Demirkırkan, Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın doktorlara yönelik yaptığı eleştirilerine cevap vererek hatırlatmalarda bulundu. Afyonkarahisar Tabip Odası Başkanı Kemal Demirkırkan, Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın doktorlara yönelik sevgisiz, hürmetsiz, değerbilmez üslup ve tutumundan vaaz geçmeye davet ettiğini söyledi.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın ‘Tam Gün Yasası’ tartışmaları sırasında kamuoyunda sık sık kullandığı “Neden bir üniversite öğretim üyesi, anabilim dalı başkanı ‘muayenehanem olacak’ der? O anabilim dalı başkanlığını muayenehanesi için bir şekilde kullanıyor da ondan. Bir şef doktora Tabipler Birliği’nin dediği gibi 8 bin lira verirsem çalışmazlar. Türk Tabipler Birliği sağlık hizmetlerinin paralı olmasını savunuyor” ifadelerine cevap veren Afyonkarahisar Tabip Odası Başkanı Kemal Demirkırkan; “Türk Tabipler Birliği tarih önünde hesap verecektir” dedi.
“ÇALIŞAN 4 BİN 500 HEKİMLE SINIRLI DEĞİLDİR”
Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın “Bana da kartvizit verdiniz. Beni de muayenehanenize çağırdınız şeklindeki sözlerinin meslektaşları arasında büyük bir tepkiye yol açtığını ifade eden Demirkırkan; “Sağlık Bakanı’na hatırlatırız. “Tam Gün Yasası” hiçbir şekilde, hem kamuda hem muayenehanelerinde çalışan 4 bin 500 hekimle sınırlı değildir. Bütün hekimleri ilgilendiren bir işgücü piyasası düzenlemesidir. TTB'nin, tabip odalarının ve hekimlerin karşı çıktığı; tam süre çalışma değildir. Şiryandan sağlık alanının özelleştirilme kapsamına alınması, diğer yandan, tam da bu nedenle, hekim emeğinin ucuzlatılması, hekimlerin düşük ücretlerle ve güvencesiz çalışmaya zorlanmasıdır” dedi.
“ZORUNLUĞU TTB DEĞİL, HÜKÜMET OLMUŞTUR”
“Her bir muayene için 15 TL ‘Katılım Payı’ ödeten, özel hastanelere giden sigortalılara yüzde 70, yüzde 100 ‘ilave ücret’ zorunluluğu getiren; TTB değil, Hükümet olmuştur” diyen Demirkırkan; “Eğer amacı ucuz popülizm yapmak, doktorlara ‘Vurarak’ oy toplamak değil de, gerçekten vatandaşın yararını düşünmekse; TTB'nin her zaman ve açık sözlülükle savunduğu gibi bütün sağlık hizmetlerinin ücretsiz olmasını sağlamalıdır. Biz hekimler "doktorları ağaca bağlayın, kaçmasınlar" diyen cuntacıları da, "bu doktorların gözü doymaz" diyen siyasetçileri de hatırlıyoruz. Ama hiçbirinin bu ülkenin sağlık sorunlarını çözdüğünü hatırlamıyoruz” şeklinde konuştu.
“HEKİMLERE SAYGISIZLIK YAPMAYA HAKKI YOKTUR”
Demirkırkan; “Hiç kimsenin, hiçbir bahaneyle, bu ülkenin insanlarına sağlık hizmeti sunmak için fedakârca çaba gösteren hekimlik gibi saygın ve değerli bir mesleğin mensuplarına saygısızlık yapmaya hakkı yoktur. Hekimlere yönelik her türlü küçük düşürücü ifade; hastalarla aramızdaki güven ilişkisini tahrip etmekte, sağlıkta yaşanan sorunların faturasının hekimler olduğu algısına yol açmakta ve bizlere, hemen her gün polikliniklerde, acil servislerde, hastane koridorlarında şiddet olarak geri dönmektedir. Bu ülkede kanunlara ve mahkeme kararlarına uymak tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının görevidir” diye konuştu. “İki ayrı yüce mahkemenin kararlarına rağmen hala aksi yönde davranışlar sergileyen, hekimler üzerine baskı uygulamaya çalışan Sağlık Bakanı Recep Akdağ değil midir” diyen Demirkırkan; “Sağlık Bakanı Recep Akdağ tüm halkımızın olduğu kadar asıl olarak sağlık camiasının da bakanıdır. Bakanımızı yaşanan her olayda, karşımızda değil yanımızda görmek istiyoruz. Bu nedenlerle Sağlık Bakanı'nı sevgisiz, hürmetsiz, değerbilmez üslup ve tutumundan vazgeçmeye ve doktorlara karşı saygılı olmaya davet ediyoruz” dedi.